BİR MÜHENDİSİN İLK İŞ TECRÜBESİ

Her iş gibi mühendislikte de tecrübe çok önemlidir. Tecrübe kazanmak için de bir yerden başlamak gerekir. İşte bu yazımda size, o başlanacak bir yeri, yani ilk işinizde neyi nasıl yapmanız gerektiğini anlatmaya çalışacağım. Tabi bu yazacağım şeyler benim kendi görüş ve önerilerim olacaktır. Bu yüzden, belki birçok okuyucuya doğru gelmeyebilir. Ama ben bir mühendisin bu yazdıklarıma dikkat etmesi gerektiğine inanıyorum.

Bir mühendis ilk olarak, daha iş görüşmesinde kafasındaki bütün sorulardan kurtulmalıdır. Yoksa “Biz sabah sekizde işbaşı yapar, akşam altıda bırakırız. Nadiren mesai yaparız. O da en fazla iki saat. Bu mesailer çok nadir olduğu için mesai parası vermeyiz” deyip, sonra aylarca evinize akşam saat on birde dönmek zorunda kalabilirsiniz. Görüşmede bir şey sizi rahatsız ettiyse ve süreç içinde bir türlü tatlıya bağlanamadıysa görüşmeyi sonlandırın. Ya başka iş bulamazsam korkusuna kapılmayın. Tabi zor durumda değilseniz!

Bir iş buldunuz ve karşılıklı güzel bir görüşmeden sonra işe alındınız. Eğer çalıştığınız firma kurumsal değilse ve siz de daha önce hiçbir yerde çalışmadıysanız, afallayabilirsiniz. İşe başladığınız ilk gün, herkesin size işinizi tarif edip güzel tavsiyelerde bulunarak, size bu dişlinin hangi çarkı olacağınızı söyleyeceğini zannedersiniz. Ama öyle olmaz. Bazen dişlideki eksik çarkı sizin bulmanız gerekir. Çoğu iş yerinde ne yazık ki mesleki eğitim yoktur. Patron veya müdürler, sizden elinizde bir kağıt kalemle her yere koşup, bir sıralama olmadan, bölük pörçük bilgiler toplayıp sonra bunları birleştirmenizi ve bu şekilde kısa bir sürede işleri yürütmenizi beklerler. Siz de acemiliğinizden dolayı bu karmaşadan çıkamayabilirsiniz. Bu biraz da kişilikle ilgilidir. Girişimci ve mücadeleci bir yapınız yoksa hemen pes edip istifa edebilirsiniz. Ya da siz içinde bulunduğunuz labirentten çıkıcam diye uğraşırken, işten çıkarılabilirsiniz. Bunlar can sıkıcı şeylerdir. Ama bir sorun değildirler. Çünkü herkes bu yoldan bu şekilde yürümüştür ve bundan sonra da bu şekilde yürüyeceklerdir.

Sabır, boyun eğmek değil, mücadele etmektir.
Hz. Ömer

Peki ayağımızı yere daha sağlam basmak için, ilk bir veya birkaç işimizde nasıl bir yol takip etmeliyiz?

İlk başta, varsa eğer korkularınızdan kurtulun. “Bir işe yaramıyor muyum acaba?”, “Beni çıkarırlar mı?” gibi düşünceler içinde olup da endişeye kapılmayın. Meraklı olun. Size birilerinin bir şeyler anlatmasını beklemeyin. Alın elinize kağıdı kalemi ve sorun. Her sorduğunuz sorunun cevabı size bir şey öğretir. Bu yüzden soracağınız soruların sistematik bir sıralaması olsun. Alakasız soruları, alakasız zaman ve alakasız yerlerde sormayın. Mesela ilk başta kabaca, yaptığınız işin ne olduğunu sorun.Daha sonra yavaş yavaş ayrıntı bilgiler sorun. Ne yapıyoruz? Peki bu yaptığımız şeyin çeşitleri var mı? Varsa niye var? Bu çeşitleri hangi farklı durumlar için yapıyoruz? Peki bu işi temelde nasıl yapıyoruz? Çeşitlerini nasıl yapıyoruz? Hangi çeşitte hangi yöntemi kullanıyoruz? Bir tane yaptım ama olmuş mu? 🙂

Başlarda size gereksiz gibi görünen işleri yapabilirsiniz. Buna ben mi koşmalıyım? Mühendis bunu yapar mı? Bu malzemeyi taşımak mühendisin işi mi? Bu gibi birçok şey düşünebilirsiniz. Bence bu işleri yapmaktan çekinmeyin. Gereksiz gibi gelen çoğu iş, çalıştığınız yerdeki iş akışından, çalışanlar arasındaki sosyal yapıya kadar herşeyi çözmenizi sağlayabilir. Artık kimin, neyi, ne koşullarda ve ne kadar zamanda yaptığını bilirsiniz. Bilirseniz kandırılmazsınız, kandırılmazsanız yönetirsiniz!

Madem bir şeyleri yürütmeye başladınız, artık sorumluluk alıyorsunuz demektir. Bir çok iş ve aldığınız sorumlulukların arasında strese girip bocalamamak için kendinize bir iş takip mekanizması ve iş planı geliştirmelisiniz. Yaptığınız işlerin hangisinin, hangi aşamada olduğunu görmeli ve planladığınız süreye göre geç kalan işler varsa, onlara doğru zamanda, doğru müdahalede bulunabilmelisiniz.

Yenilikçi olmalısınız. Yaptığınız işe getireceğiniz yenilikler, o işin kolaylığını ve beğenilirliğini artırmalıdır. Bu yenilikleri tasarlarken de, yaptığınız yeniliğin üretim yöntemlerinize ve yaptığınız işin standartlarına uyup uymadığına dikkat etmelisiniz. Bu koşullara uygun bir yenilik geliştirdiğinizde çekinmeyin. Üstlerinize fikrinizi söyleyin. Beğenilir mi diye korkmayın.

Yaptığınız hiçbir işi küçümsemeyin. En basit dediğiniz işin bile birçok teferruatı olabilir. Farklı düşünmeyi öğrenin. Stres altında doğru kararlar vermeye alışın. Bir mühendis için en önemli şeylerden biri de dikkattir. Her koşulda, yaptığınız işlerde dikkatli olmaya çalışın. Yaptığınız her şeyi akıl süzgecinizden geçirin. Ezbere iş yapmayın. Aklınıza yatmayan işlerle karşılaşırsanız sorgulayın. Sorgulamaktan çekinmeyin. “Sorarsam, bilmediğim veya anlamadığım belli olur.” demeyin. Çünkü önemli olan, bir başkasının sizin hakkınızda ne düşündüğü değil, sizin kendiniz hakkında ne düşündüğünüzdür.

Dürüst ve onurlu olun! Yanlış yaparım diye duyduğunuz endişe, yanlış anlaşılırım diye duyduğunuz endişeden kat ve kat daha fazla olsun. Yaptığınız şeyde bir yanlışlık veya bir haksızlık yapmadıysanız, kimin ne anladığının bir önemi kalmamıştır.Ve son bir tavsiye daha;

ÖNEM SIRALAMANIZA DİKKAT EDİN! PİRAMİTİN ZİRVESİNDE YER ALAN DEĞERLERİNİZ, PARAYLA SATIN ALINABİLECEK KADAR UCUZ OLMASINLAR!
Sağlıcakla …

Yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir