ÇALIŞMAMIZI NASIL DAHA VERİMLİ HALE GETİREBİLİRİZ?

Merhaba sevgili arkadaşlar. Bu yazımda sizlere, verimli ders çalışmayla ilgili faydalı bilgiler vermeye çalışacağım. Hepimiz bir şeyleri elde etmek için çalışıyoruz. Peki hiç merak ettiniz mi? Çalışmamızı nasıl daha verimli hale getirebiliriz? Sizlere tek bir yöntem anlatıp, “İşte verimli çalışmak böyle olur!” demeyeceğim. Bu başlık altında size anlatacaklarım, eminim birçoğunuzun işine yarayacak, ama yine eminim ki birçoğunuz da bunlardan belki de hiçbirini uygulayamayacak. ÇÜNKÜ HEPİMİZ FARKLIYIZ VE ÇOK DEĞERLİYİZ! Bu yüzden size üniversitede, vize ve finallere hazırlanırken nasıl ders çalıştığımı baz alarak, verimli ders çalışmanın nasıl olabileceğini anlatacağım.

-Derslerinizi okulda iyi dinleyin ve anlamaya çalışın. Derslerden sonra kafanızda oluşan soru işaretleri varsa, bunları en kısa sürede hocalarınıza veya arkadaşlarınıza sorarak çözmeye bakın. Çünkü dersleri ilk anlatıldığında iyi anlarsanız, sınavlara çalışırken, konuları daha rahat bir şekilde anlar ve çalışmanızı daha kısa sürede bitirirsiniz. Böylece hem dersinizi verimli çalışmış hem de zamanınızı boşa harcamamış olursunuz.

-Ben çok başaramamış olsam da, derslere girmeden önce ön hazırlık yapıp konulara hazırlıklı olarak derslere girmek size çok şey kazandıracaktır. Üstelik, bu sayede size zor gelen dersler hakkındaki ön yargılarınız da kırılacaktır.

-Ders çalışmaya başlamadan önce, çalışacağınız ortamı düzenleyin. dikkatinizi dağıtacak ögelerin çalışma ortamınızdan uzaklaştırılması, sizin açınızdan verim arttırıcı bir hamle olacaktır. Mesela ders çalıştığınız ortamda bulunan bilgisayar ve telefon gibi cihazlar, sizi çalışmaktan uzaklaştırmak için sürekli olarak bahaneler üretmenize yol açarlar. Üstelik ders çalışacaksınız diye masanın yarısını kalemler, silgiler, çeşit çeşit defter, yapışkan notlar ve o an çalıştığınız derse ait olmayan bir sürü bilgilerin olduğu panolarla daraltmaya da gerek yok. En sade şekilde, o dersi çalışmak için size minimum ne gerekiyorsa, onu alın masanıza. Hatta size göre masa gereksizse, masa da çalışmayın! Bu arada çalışacağınız ortamın, sessiz ve size göre uygun bir aydınlatmaya sahip olması da veriminizi arttıracaktır.

-Ortamı hazırladık. Bir iştah geldi. Şimdi tam ders çalışmaya başlayacağız da, hangisine başlasak ki? “Matematikten başlasam bile sınava kadar bütün konuları yetiştiremem! Türkçeden başlayıp matematiğin yarısına mı baksam?” Bu gibi soruların kafanızda oluşturduğu soru işaretlerini çözmeye çalışmak çok değerli saatlerinizi ve çalışma enerjinizi çalabilir. Ayrıca bu sorunu çözmek için bulduğumuz birçok yöntem de yanlıştır zaten! Peki doğru olan nedir?

Doğru olan şey; kendinize uygun bir çalışma planı hazırlamaktır. Kendinize uygun derken şunu kastediyorum: Hangi dersleri ne kadar anlıyorsunuz? Hangi dersleri ne kadar zamanda kavrayabiliyorsunuz? Hangi günler ve hangi saatler sizin için ders çalışmaya daha müsait ve verimli modda olduğunuz saatler? Ne zaman ara vermelisiniz? Ya da kaç konuyu çalıştıktan sonra ara vermelisiniz? Verdiğiniz aralar kaç dakikalık olmalı? Bu ve bunun gibi, kafanızda oluşabilecek bütün sorulara cevaplar verip, bu cevapların ışığında, zamanınızı etkili kullandığınız bir çalışma çizelgesi hazırlamalısınız.

-Şimdi planlarınız doğrultusunda ilk dersinize çalışmaya başladınız. İlk başlarda anladığınız, zaten biliyor olduğunuz konular hemen bitti. Şimdi tam da anlamadığınız konular geldi işte! Şevkiniz kırılmaya başladı. Belli bir süre sonra hiçbir şey anlamamaya başladınız. Yakıtınız bittiii! Böyle durumlarda, hedefiniz yakıtınız olur bir anda. İşte tam da bu yüzden iyi bir hedefiniz olsun. Sizi pes etmekten alıkoysun. Çünkü ben, sönmek üzere olan küllerin, bir anda nasıl alev alev göğe yükselmeye başladığına çok şahit oldum kendimden! Yeter ki pes etmeyin! Bu yüzden hedef çok önemlidir. Genelde sitemizin İnstagram hesabında gördüğüm liseli arkadaşların, belirli üniversiteler ve belirli bölümler üzerine hedefleri var. Ve bu doğrultuda da çok çalışıyorlar. Ben de onların bizi takip ettikleri gibi onları takip ediyorum. Onların hedeflerine ulaşabilmek için güneş doğmadan çalışmaya başladıklarına şahit oluyorum. İnstagramda paylaştıkları hikayelerini, paylaştıkları yazılarını, fotoğraflarındaki kalemlerini, kitaplarını, defterlerini ve masalarını görüyorum. Bunlar çok güzel davranışlar. Allah, bu kadar istekli ve gayretli arkadaşlarımızın çabalarını boşa çıkarmasın. Ben bu yazıyı bu liseli arkadaşlarımı gördüğüm için, özel de onlar, genelde ise herkes faydalansın diye yazıyorum. Yani uzun lafın kısası hedef önemlidir. Bu yüzden ders çalışma konusunda hedeflerinize odaklanın, hayallerinize kapılmayın!

-Derse başlamadan önce yorgunluk, açlık, uykusuzluk, kaygı, aşırı heyecan gibi sizi engelleyen etkenler varsa, bu engelleri gidermeden derse başlamayın. Ancak bu engelleri gidermeniz de çok fazla vaktinizi almasın. Sonuçta zaman önemlidir!

Çalışmaya başladıktan sonra belirli zaman aralıklarında ve belirli sürelerde kendinize ara verin. Belli başlı temel konuları bitirdikçe de daha uzun soluklu aralar verin. Hatta bu uzun soluklu aralarda dışarıya çıkıp, arkadaşlarınızla birkaç saat zaman geçirebilir veya bir film izleyebilirsiniz mesela.

-Bir veya birkaç konuyu bitirdikten sonra mutlaka o konuyla ilgili farklı soru tiplerinden birkaç soru çözün. Bu sizin konuya ne kadar hakim olduğunuzun bir kanıtıdır. Başarılı bir şekilde konuya hakim olduğunuzu kendinize kanıtladığınızda, diğer konuya geçebilirsiniz.

-Asla bir şeyleri ezberleme yöntemine girişmeyin. Çünkü ezberlediniz şeyler, ezberlediğiniz şekilde sorulmazsa afallarsınız. Cevabını ezberlediğiniz soruyu devrik cümle haline getirseler, soruyu çözemeyebilirsiniz. Bu çok büyük acizliktir! Sizi aciz bırakacak öğrenme tekniklerine başvurmayın! Hayatınız boyunca ne yaparsanız yapın ama bilinçli bir şekilde yapın! Neyi, nerede, ne zaman ve niçin yapacağınızı bilin, yaptıktan sonra da olacakların farkında olun! HER ETKİNİN BİR TEPKİSİ OLUR VE BU TEPKİ UYGULANAN ETKİ ORANINDA OLUR, NE DAHA AZ NE DE DAHA ÇOK! Yani sadece derslerde değil, HAYATINIZDA DA EZBERE İŞLER YAPMAYIN!

-Anlamaya çalışıyorsunuz olmuyor. Okuyorsunuz, soruları inceliyorsunuz, düşünüyorsunuz ama ne yaparsanız yapın anlamıyorsunuz. Hatta ezber bile işe yapamıyor. Acizlikten bile acizsiniz! Böyle durumlarda farklı kaynaklardan araştırmalar yapın. Üzerinde çalıştığınız kaynağınız size hitap etmiyor veya eksik bilgi içeriyor olabilir. SAKIN ANLAMIYORUM DİYE PES ETMEYİN. İNSANLAR BİŞEYLER ZOR OLDUĞU İÇİN YAPAMAZ DEĞİLDİRLER, PES ETTİKLERİ İÇİN YAPAMAZLAR.

-Son olarak da size, bütün çalışma stratejimi üzerine kurduğum en önemli faktörümün ne olduğunu anlatacağım. Benim en çok önem verdiğim olay; zorlandığım derslere, zorlanma dereceme göre zaman ayırmak! Çok zorlandığım bir ders beş konudan oluşuyorsa, beş günümü o dersi çalışmaya ayırabilirim. Hiç zorlanmadığım iki ders varsa, o iki dersin bütün konularını tek bir güne sığdırabilirim. Ve bu zamanı ayarlayarak, sınavlara kadar, uyabileceğim güzel bir ders çalışma programı hazırlayabilirim.

Eminim bütün bu yöntemleri uygulamaya kalktığınızda, birçoğunuz faydasını görecektir. Tabi ki doğal olarak, bazılarınız, birçoğunuz veya hiçbiriniz, bu yazdıklarımı tam anlamıyla ya da hiçbir şekilde uygulayamayacaksınız. Çünkü yazımın başında da belirttiğim gibi, her insan farklı karakterlere, farklı duygusal yapılara ve farklı yetişme tarzına sahiptirler. Ne bu yazımın ne de sitedeki diğer yazılarımın, herkese hitap edemeyeceğinin farkındayım. Ama bir kişi bile faydalansa, ne mutlu bana 🙂 KONU NE OLURSA OLSUN ALLAH, ONUN RIZASI VE HAYIR İÇİN ÇALIŞAN KİMSENİN EMEKLERİNİ BOŞA ÇIKARMASIN İNŞALLAH.

Allaha emanet olun…

Yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir