İMKANSIZ DİYE BİRŞEY YOKTUR! BU YÜZDENDİR Kİ İMKANSIZ BİLE İMKANLIDIR!

Ben imkansıza inanmayan bir insanım. Çoğu bilim insanı ve girişimciyle aynı fikirde olmak için değil. “Bir mühendis imkansıza inanmamalı” düşüncesini de taşıdığımdan değil. Niye imkansıza inanmadığımı bu yazının sonuç bölümünde açıklayacağım.

İnanmıyorum. Ama bu düşüncemi korumak içinde çok zorlanıyorum. Çünkü hayat birçok zorluk ve olumsuzluklarla dolu. Bazen insan o kadar çok sıkıntı yaşıyor ki! Bırakın imkansıza inanmamayı, imkanlı hiçbir şeyin olmadığına karar veriyor! Böyle bir anımda, öyle bir taş sürdüm ki ileri! Kendi kendimi şah mat ettim. HERŞEY İMKANLIYSA, İMKANSIZ DA İMKANLIDIR! Bu paradoks günlerce kafamda dolandı. Bu yüzden bu gün biraz araştırma yapıp, paradokslarla ilgili bir yazı yazmak istedim sizlere.

Paradoks; alışıla gelen fikirlere karşı olan fikir ve düşüncelerdir. Matematikte ve mantıkta ise sonucu YANLIŞ, fakat anlatış tarzı DOĞRU görünen işlemlerdir. Paradoks genellikle felsefenin ilgilendiği bir konudur. Benim size başlıkta da belirttiğim gibi , birçok felsefeci de bu tip görüşler ifade etmişlerdir. Bunların en ünlülerinden, hemen hemen de hepimizin duymuş olduğu “Bildiğim tek şey var; o da hiçbir şey bilmediğimdir.” ifadesi Sokrates’e ait bir Paradokstur. Bu anlamda Paradoksa bir örnek daha vermek istiyorum. Bu paradoks Protagoras’ın Avukat Paradoksu. Paradoks şöyle:

“Avukat, yetiştirdiği çırağın ücreti hususunda bir anlaşma yapar. Bu anlaşmaya göre, çırağı aldığı ilk davayı kazanırsa, bu ücreti avukata ödeyecek. Kazanamazsa ödemeyecektir.

Eğitimini tamamlayan çırak, kendi işini kurarak ustasının yanından ayrılır. Bunun üzerine usta, bir dava açarak sözleşmede yer alan ücreti öğrencisinden talep eder. Yeni avukat olan çırak, bu ilk davasında kendisini savunmayı üstlenir.

Usta avukata göre; eğer davayı kendisi kazanırsa zaten parasını alacak. Eğer kaybederse sözleşme hükmünden dolayı parasını çırağından yine alacaktır( Çünkü kaybederse çırağı kazanacaktır. )

Genç avukata göre ise; eğer davayı kazanırsa zaten haklılığından dolayı ustasına bir şey ödemeyecek. Eğer kaybederse anlaşmaya göre ilk davasını kaybettiği için ona yine bir şey ödemeyecektir.”

Paradoks kelimesi felsefe dışında modern gelişmiş bilim alanında da oldukça çok kullanılmaktadır. Özellikle fizik alanında oldukça fazla kullanılır. Mesela elektromanyetik dalgalar bazen dalga, bazen de parçacık özelliği göstererek dağılırlar. Modern fizikte bu dalgaların hem parçacık özellikleri, hem de parçacıkların dalga özellikleri göstermesi gibi durumlarda paradoks kavramına başvurulmaktadır.

Bu şekildeki düşünce tarzı sayesinde fizik, mantık ve matematik alanında önemli buluşlar gerçekleştirilmiştir.

Şimdi paradoksu iyice anladığımıza, felsefedeki düşünce sistemini ve tarzını, aynı zamanda pozitif bilimlere sağladığı büyük faydaları öğrendiğimize göre, gel gelelim benim kafamı kurcalayan başlıkta belirttiğim paradoksa niye itibar etmediğime.

Ben imkansıza inanmam! Hiçbir kelime oyunu veya felsefi görüş beni bu düşüncemden çeviremez. Çünkü ben iki şeyi çok iyi biliyorum. Bunlardan birincisi en çok istediğim şeyin imkansız olduğu, ikincisi ise imkansızı talep ettiğimin her şeye gücünün yettiği. Her şeye gücü yetene emanet olun. Sağlıcakla…..

Kaynak: https://www.nedir.com/paradoks https://onedio.com/haber/kafa-yakan-12-paradoks-211262

3 Yorumlar

Yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir